Bilinçaltının Resimleri

Yaşamını ve üretimini Konya’da sürdüren genç sanatçı Alaattin Efe, kağıt üzerine kara kalem desenlerinde bilinçaltının karmaşık dünyasını konu alıyor: “Üç boyutlu olarak göremediğimiz kavramların beş duyuyla algıladıklarımızdan daha fazla olduğunu keşfetmem beni görünmeyeni resmetmeye teşvik etti.”

1989 yılı Konya doğumlu olan Alaattin Efe, sanat eğitimine Konya Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladı. 2012 yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Mezuniyetinden itibaren karma sergiler ve sanat çalıştaylarında yer aldı. Eserleriyle şimdiden Türkiye’nin önde gelen sanat fuarlarında ve farklı şehirlerde gerçekleştirilen ulusal sergilerde yer aldı. Genç sanatçı, yaşamını ve üretimlerini Konya’da devam ettiriyor.

Üretimlerinde kağıt üzerine karakalem, füzen ve karışık teknik kullanımıyla öne çıkan Efe, desenlerinde bilinçaltının karmaşık dünyasını konu alıyor. ‘’2013 yılından beri ürettiğim işlerin çıkış noktası, psikanaliz ve bilinçaltı kavramı üzerine yaptığım okumalar. Üç boyutlu olarak göremediğimiz kavramların beş duyu ile algıladıklarımızdan daha fazla olduğunu keşfetmem beni görünmeyeni resmetmeye teşvik etti. Tarif edilemez, anlatılamaz, biçimlendirilemez şeyleri tasvir etmeye başladım.’’ diyen genç sanatçı, kendi yaşadığı deneyim ve duyguları simgeleştirerek kağıda aktarıyor. Her biri farklı bir düşünceyi simgeleyen birbirinden farklı ögeler, Efe’nin kurguladığı kompozisyonlarda bir bütünlük algısı oluşturmakta. ’’Resimlerimde kullandığım kavram ve simgelerin birbirine bağlı olması, önemsiz görünen davranışların nasıl birikerek büyük ve karmaşık duygulara dönüştüğünü vurgulama istediğimden geliyor. Yeni bir resme başlayacağım zaman kağıdın merkezinden kenarlarına doğru çizmeye başlıyorum. Bu da ruhun dışarıya açıldıkça karışmasından dolayıdır.’’ diyen genç sanatçı, mitolojik karakter ve hikayelerden de beslenmekte.

İnsan psikolojisinin çok katmanlı ve kaotik yapısının işlerinin çıkış noktası olduğunu belirten Efe, psikanalizin kurucusu olarak görülen Sigmund Freud’un zihnin katmanlarıyla ilgili teorilerinden etkilenmiş. Bilinçdışı, üst bilinç, ID, ego ve süperego kavramlarını kendi yaşanmışlıkları ve duygu durumuyla görselleştiren Efe, üretimlerinde varoluşçuluk kavramı, bilinçaltı ögeler ve gerçeküstücülük kavramlarını bir araya getiriyor. Portreler, kadın figürleri, gerçeküstü mekan ve karakterler Efe’nin kompozisyonlarında sıklıkla kullandığı ögelerden bazıları. Zihnin farklı katmanları, duygu durumlarının değişimi, bastırılmış istekler ve gerçekleşmeyen beklentilerin dünyasına kapıyı açan genç sanatçı, somutlaştıramadığımız duyguların simgesel temsillerini izleyenlerle paylaşıyor. Genç sanatçının felsefe ve edebiyattan aldığı referansları da üretimlerinde gözlemlemek mümkün. Varoluşçu felsefenin önde gelen yazarları Albert Camus, Jean Paul Sartre ve Fernando Pessoa genç sanatçının etkilendiği yazarlardan. Sanat tarihinden referans aldığı isimler arasında ise Polonyalı ressam ve fotoğraf sanatçısı, fantastik dışavurumcu eserleriyle bilinen Zdzislaw Beksinski, İsviçreli sanatçı ve ‘Alien’ karakterinin yaratıcısı H.R. Giger ve Gustave Dore’yi gösteriyor.

‘’Herşeyin altında bir bozukluk yattığına inanıyorum. Bu sebeple işlerimi de ilk yaptığım gibi bırakmıyor, ikinci ve üçüncü müdahalelerde bulunuyorum. Üretimlerimle izleyicinin kendi iç dünyasını sorgulamasını amaçlıyorum. Her insanın içinde dış dünyadan sakladığı kendine ait bir dünyası vardır. Üretimlerimle izleyiciyi kendi bilinçaltlarında yaşadıkları ve bastırdıkları konuları düşünmelerini, kendi dünyalarının simgelerini keşfetmelerini amaçlıyorum.’’ diyen Efe, gelecek günlerde açacağı kişisel sergi ve büyük boy kağıt işleriyle ismini sıklıkla duyacağınız genç sanatçılardan.