Dijital çağın resimleri

Kodlama tekniğiyle binlerce görseli soyutlayarak dijital bir kolaja dönüştüren genç sanatçı Alaz Burak Şen, çalışmalarında medya, göç, cinsel kimlik ve iklim değişikliği konularını ele alıyor.

1987 yılı Ankara doğumlu olan Alaz Burak Şen, 2009 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi, Petrol Mühendisliği Bölümü’nde aldığı eğitimi yarıda bırakarak İstanbul’da bulunan özel bir akademide sinema-kurgu dersleri aldı. Ardından İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sanat Yönetimi Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlayan genç sanatçı, yüksek lisans eğitimini Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nde tamamladı. 2015 yılında cinsiyet ve performans temalarını odağına alan ’Türkiye Sinemasında Queer ve Film Müziği: Gazino Sahneleri, Bar Müzikleri ve Öteki’’ başlıklı araştırmasıyla SALT Araştırma Fonları’nın desteğini kazandı. Eğitimi sırasında Budapeşte ve Avusturya’da görsel efekt alanında staj ve workshop çalışmaları gerçekleştiren Şen; Athena ve Rammstein gibi önde gelen grupların müzik videolarının görsel efekt ekiplerinde yer aldı. Berlin’de Puma gibi bilinen markaların pazarlama ekiplerinde çalışmalar gerçekleştiren genç sanatçı, yaşamını ve üretimlerini yarı zamanlı yaşadığı Almanya ve İstanbul’da sürdürmekte.

Mühendislik, sinema ve görsel efekt alanlarındaki deneyimini sanatsal üretimlere dönüştürme sürecinde CGI (Computer Generated Image) tekniğini kullanıyor. Video art ve dijital baskı alanlarında uzmanlaşan genç sanatçı, üretimlerinde kodlama tekniğiyle yarattığı dijital görseller, filmlerden kareler ve internette bulunan anonim görselleri kullanmakta. Bin ile beş bin adet arasında değişkenlik gösteren bu görselleri soyutlayarak dijital bir kolaja dönüştürmekte. ‘Prosedürel Resim’ adını verdiği bu üretim şeklini sinema filmlerinin oluşturulma sürecine benzeten genç sanatçı, ‘’Bu tekniği farklı müzik videoları ve yapımlarda post-prodüksiyon sanatçısı olarak çalışırken geliştirdim. Sanatçı olarak çalışmakta olduğum temaları, profesyonel olarak yaptığımı işlerde kullandığım tekniklerden yararlanarak deneyimlemeyi ve geliştirmeyi hedefliyorum.’’ diyor.

Medya, göç, cinsel kimlik ve iklim değişikliği konularını ele alan Şen’in, ‘Digital Rule’ serisi Berlin’de bulunduğu sürede Türk basınında çıkan haberlerin metin ve görsellerinden oluşmakta. ‘’Kill Your Darlings’’ serisinde ise renk ve tasarım odaklı, estetik değeri önde olan görseller oluşturmuş. ‘’Pride and Shame (Utanç ve Gurur)’’ serisinde cinselliğin günümüz toplumunda hala bir tabu olmasını ve cinsel kimlik kavramını sorguluyor. Güncel olaylar ve teknolojik gelişmelerden etkilendiğini belirten Şen, ‘’ Kullanılan yazılımlarda geliştirdiğim teknikler sonucu yerleştirilen dijital medya içeriklerinin sıkıştırılmış ve baslangıçta izlenilen içeriklerden farklı resimlerle sonuçlandığını gördüm. Estetik olarak beni heyecanlandırması, dünyaca içinde bulunduğumuz siyasi ve ekonomik bunalımların akıllı telefonlardan hızlıca izlenilip günlük yaşamda çekilen strese bir katman daha eklemesi çıkış noktam oldu.’’ diyor. Binlerce görseli harmanlayarak oluşturduğu işleriyle günümüzde gitgide popüler olanvUpcycling (ileri dönüşüm) kavramına da atıfta bulunmakta.

İleri dönüşüm kavramı, ilk kez 1994 yılında Reiner Pilz isimli bir Alman mühendis tarafından kullanıldı. Doğal kaynakların hızla yok olduğu günümüzde nesnelerin ömrü tükendikten sonra dönüştürülüp kullanılmaya devam edilebileceğini savunan bu akım, atık olarak görülen objelere yeni formlar kazandırılmasını ve bu nesnelerin tekrardan dolaşıma girmesini amaçlıyor. Üretimlerinde Jean Baudrillard’ın simülasyon teorisine de atıfta bulunan Şen, sana tarihinden aldığı referanslar arasında Kübizm ve Dada’yı göstermekte. Günümüzün diliyle güncel problemleri ele alan Alaz Burak Şen, Berlin ve İstanbul’da gerçekleştireceği heyecan verici projelerle kesinlikle takipte kalınması gereken genç sanatçılardan.