Pandemiyi ‘Fırsat’a çevirmek

1988 Bursa doğumlu olan Ali Cihan Kayalıoğlu, 2013 yılında Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Seramik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini bitiren genç sanatçı, sanatta yeterlilik programında yaptığı çalışmaları halen devam ettirmekte. Eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Seramik Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak görev alan Kayalıoğlu, 74. Devlet Resim ve Heykel Yarışması ve 9. Uluslararası Gizem Firik Seramik Yarışması’nın da dahil olduğu bir çok ulusal ve uluslararası yarışmada derece kazandı. ‘’An’’ isimli ilk kişisel sergisini 2019 yılında Galeri Soyut, Ankara’da gerçekleştiren genç sanatçı, üretimlerini ve yaşamını Eskişehir’de sürdürüyor.

Seramik alanına yoğunlaşmasının temelinde renk, doku ve biçim özgürlüğü olduğunu vurgulayan Kayalıoğlu, üretimlerinde epoksi, metal ve ahşap başta olmak üzere farklı materyalleri deneysel üretim tarzıyla kullanmakta. Elle şekillendirme yöntemi dışında tarayıcı ve seramik çamuru ile çalışabilen üç boyutlu yazıcıları kullanan genç sanatçı, üretimlerinin çıkış noktası olarak yaşayan ve duyumsayan bireyin toplumdaki öznelliği, bireyin içinde bulunduğu bağlı ve bağımsız durumlar ve bu durumları anlamlandırma mücadelesini işaret etmekte.“İnsanın çevresinden ve varoluşundan kaynaklı soyut sınırlar, sorumluluklar, kalıplaşmış davranışlar, bilinçaltı ögeler, önyargılar, roller ve maskelerin ardındaki özü aradığım için insan olarak sınırlandırıldığımız, dönüştüğümüz, değiştiğimiz ve parçalandığımız anlar üzerine çalışıyorum. Kendimiz ile yüzleştiğimiz, gerçeği sorguladığımız ve absürd hissettiğimiz bu anlarda aslında özümüzün sesini duyarız. Bu seste korku, kaygı ve bunaltı sezilebilir. Buna rağmen umutsuzluk söz konusu olmamalı.’’ diyen Kayalıoğlu, 19. yüzyılda ortaya çıkan varoluşçuluk akımından etkilenmiş.

Genç sanatçının son dönem üretimlerinde Mart ayı itibariyle ülkemizde ilk vakaları görülen Covid 19 salgınının etkilerini görmek mümkün. ‘’Fırsat’’ ve ‘’Diyalog’’ isimli son işleri, yaşanan sosyal izolasyonun ilişkilere ve bireyin kendi iç dünyasına etkilerinden yola çıkılarak yapılmış. Birbirine uzak olmasına rağmen iplerle bağlantılanan eller, karantina dönemine bir gönderme niteliğinde. ‘’Bugün tüm dünyayı saran, toplumu ve bireyi farklı şekillerde etkileyen Covid-19 pandemisi ile sınırlandırıldığımız, içe döndüğümüz, yeni koşullarla değişimi en kuvvetli hissettiğimiz zamanlardan birini yaşıyoruz. Alışkanlıklarımızın dışında kalan beklenmedik  yaptırımlar karşısında hepimiz bireysel sancılar çekerek uyum sağlamaya çalışıyoruz. Bu durumun insanlar arası iletişime yansımaları oldukça farklı. Pandemi günleri sırasında gerçekleştirdiğim “Diyalog” isimli çalışmamda dış engeller, kısıtlamalar ve uzak mesafelere maruz kalan ilişkilerde yaşanan diyalogların yön ve form değişimini aktarmak istedim. İnsanın karşı karşıya geldiği türlü baskı ve yönlendirmeler, ironik bir şekilde iyimser bir gelişimi tetikleyebilir. Dualist ve pozitif bir bakış açısı ile pandemi günlerini içsel değerlendirme, yeni üretim yolları ve gelecek planlarını yeniden düzenleme gibi yöntemlerle kendimiz için bir fırsat ortamına dönüştürebileceğimiz fikri oluştu. Bu fikirler de ‘Fırsat’ isimli işin üretiminde etkili oldu.’’ diyerek açıklamakta.

Giacometti’nin gerçeklik algısı ve Franz Kafka’nın gerçekçi ile sürrealist unsurları bir araya getiren yabancılaşma, dışlanmışlık ve ironi  temalı eserlerini kendine referans alan Kayalıoğlu, güncel üretimleri ile mutlaka takipte kalınması gereken genç sanatçılardan.