Sessizlikten Kaçanlar Durağı

YENİ KEŞİFLER YENİ İŞLER

Soyut figüratif tuvalleriyle öne çıkan sanatçı Şahin Demir yapıtlarında yalnızlık ve beraberindeki sessizlikten korkarak uzaklaşan modern bireyin dehşet dolu figürlerini resmediyor.

1987 yılı Mardin doğumlu olan Şahin Demir, sanat eğitimine Kayseri Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladı. Lisans eğitimini 2011 yılında mezun olduğu Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nde tamamladıktan sonra 2012 yılında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimine başlayarak akademik eğitimini devam ettirdi. RH+ Yılın Genç Ressamı Yarışması ve Peker Sanar Ödülleri başta olmak üzere birçok ulusal resim yarışmasında dereceye girdi. 2013 yılından itibaren CerModern, Mixer ve Galeri Soyut gibi bilinen sanat mekanları ve galerilerde 20’yi aşkın karma sergiye katıldı. Dört kişisel sergi gerçekleştirmiş olan genç sanatçı, şimdiden eserleriyle özel koleksiyonlarda yerini aldı. Yaşamını ve üretimlerini sürdürdüğü Ankara’da sanatseverlerin yakından takip ettiği Demir, eylül ayında İstanbul’da açılacak olan ilk kişisel sergisine hazırlanıyor.

ISSIZ BOZKURLARDAN ESİNLE

Yağlı boya ve akrilik boya tekniğini kullanan genç sanatçı, deneme ve arayış dolu bir atölye dönemi sonucu geliştirdiği boya kullanım yöntemiyle tuval üzerinde oluşturduğu rastlantısal dokularla öne çıkıyor. Demir’in işlerindeki deneysellik geliştirdiği tekniğe hakimiyetiyle çarpıcı figür kompozisyonları portre ve peyzajlara dönüşüyor. “Resimlerimde konu olarak önce kendimden ve çocukluğumdan beri edindiğim izlenimlerimden yola çıkıyorum. Çevremdeki yaşanmışlıklar, içinde yaşadığım toplumun insanlarının soru ve sorunları çıkış noktalarımdan bazılarıdır,” diyen Demir’in resimlerinde çocukluğunu geçirdiği İç Anadolu ve Güney Anadolu topraklarından izler bulmak mümkün. Bozkır ikliminin pastel ve monokrom tonları, kurak toprakların dokusu, derinlik ve ıssızlık hissiyatı veren peyzajlar bu izlerden bazıları. Demir, akrilik boyayla dokuyu kullanarak mesafeli ve uzak bir ifade kazandırdığı portreleri, hayvan ve ağaç öğeleriyle bir araya gelen figüratif kompozisyonları, doğa ve insanlar üzerinde yağtığı gözlemleri özgün bir yorumla ele alıyor.

YANLIZLIKTAN KORKMAK

“İnsanlar çoğunlukla farkına varmasa da sessizliğin bizi iyileştiren, bize iyi gelen bir etkisi vardır. Sessizlik anları, kişinin kendini dinleyebildiği, düşüncelerinin gerçek anlamda farkındalığını yaşadığı, etrafında olanları ve kendi içinde yaşadığı değişimleri anladığı ve/veya anlamlandırabildiği yegane zamanlardır. Ancak, insanlar bu deneyimin olumlu etkilerini yadsıyacak kadar uzun süredir yalnızlıktan ve beraberinde gelen sessizlikten korkarcasına, nefrer edercesşne kaçmaktadır. Resimlerimde bulunan figürlerin bu kaçış esnasında modern dünyanın gürültülü yalnızlığına sıkış kaldığını gözlemleyebilirsiniz. Bu figürlerde herkesin kendi iç dünyasından bir anlam bulabileceğini ve resimlerimi içselleştirebileceğini düşünmekteyim,” ifadelerini kullanan genç sanatçı, yeni dönem üretimlerinde geliştirmeye devam ettiği deneysel tekniğini portre çalışmalarında kullanmış: “Hikayesi olan portreler resmetmek istemiyorum. Figürlerin geçmiş hikayelerden uzak, özgür bir anlatımı olması hoşuma gidiyor. Benim için önemli olan figürlerin izleyende uyandırdığı his ve yarattığı çağrışımlardır.” Genç sanatçının bu yeni arayış eşliğinde yarattığı portreler; yağlı boyayla oluşturulan yoğun boya katmanları, canlı renkler ve soyutlaşarak belirsizlikle var olan portrelere dönüşüyor. Üretimlerinde Anselm Kiefer, Adrian Ghenie ve Antony Micallef gibi ünlü sanatçıları referans alan Demir, sessizlik arayışında ise Pablo Neruda’nın şiirlerinden esinleniyor. Görünenin ardındakini arayan son dönem portreleriyle takipte kalınması gereken genç sanatçılardan.