Uysallar’ın yeni insanları

1993 yılı Antalya doğumlu Yasin Uysallar lisans eğitimini Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Üniversitesi, Heykel Bölümü’nde tamamladı. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini sürdüren genç sanatçı, ilk kişisel sergisini 2019 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Kazım Türker Sanat Galerisi’nde gerçekleştirdi. İzmir’de birçok kamusal alan projesinde heykelleriyle yer almasının yanı sıra 2015 ve 2019 yıllarında Hugo Boss Fabrikası ve Milliyet Sanat’ın düzenlediği “Heykelde Yeni Keşifler” sergilerinde büyük ölçekli heykellerini sergileme fırsatı bulan genç sanatçı, 2017 ve 2019 yıllarında Ege Çağdaş Eğitim Vakfı’nın düzenlediği heykel yarışmalarında mansiyon ödülü kazandı. 2020 yılında İstanbul Contemporary Art Museum platformunun düzenlediği Web Bienali’nde işleriyle yer alan Uysallar, çalışmalarını İzmir’de bulunan kişisel atölyesinde sürdürüyor.

Üretimlerinde aradığı esneklik etkisini yakalamak için silikon, alçı, beton, bronz, polimer kil, oyun hamuru, poliüretan, epoksi, reçine, polyester, akrilik, plastik ve pigment gibi endüstriyel malzemeler kullanan genç sanatçı, malzemeyi üretmek istediği form yapısına göre seçiyor. Modelleme ve kalıp alma gibi geleneksel yöntemleri müdahale ve çağdaş malzemeyle birleştirerek heykellerini ‘Elasto-Plastik Birikim’ olarak tanımladığı bir teknikle üretiyor. ‘’ ’Elasto-Plastik Birikim’, yani çoğaltılıp deforme edilmiş biçimler, öncelikle birimden başlar. Çoğaltılan yığınlarda iç içe olma durumu söz konusudur. Gözün bütün olarak gördüğü nesnede bütünsel bir biriciklik ve kesintisizlik gözlemlenir. Temel birimin kendisi gibi çoğaltılmış diğer birimlerle kurduğu zincirleme ilişkiye bağlı olarak çoğul olanın imgesel tekilliği ortaya çıkar. Parçadan yinelenen birimlerin bir araya gelmesiyle oluşturulmuş heykelden bir biriminin çıkarılması bile heykelin bütünlüğünü kaybetmesine neden olur. Yeni birimlerin eklenmesiyle heykel, sonsuza dek devam edecektir.’’ diyen genç sanatçı, beden uzuvlarını kilden modelleyerek çalışıp, malzemenin sıvı halini manipüle ederek elastikleşme anını yakalamayı amaçlıyor.

Son dönem üretimlerinde farklı beden parçalarını bir araya getirerek yeni formlar oluşturan Uysallar, üretimlerinde konu olarak yaşadığı dönemin insan tasvirlerinden yola çıkmakta. ‘’Heykellerimdeki zayıf, beceriksiz, saldırgan ve kışkırtan formlar, günümüz insanının yenilmemek, kazanmak ve ölümsüz olma çabasına atıfta bulunuyor. Günümüz insanının ürettiği ilaçlar, besin takviyeleri, hatta daha ileri giderek suni organ ve embriyo oluşturması tanrıyı oynaması anlamına gelmekte. Ölümsüzlüğün ve egoların peşinde bu yolla başarıyı keşfetme ve bunun verdiği tatmine sahip olmaya çalışıyoruz. Bu sayede tüm evrene ve kendine zararlı bir insanlık profili oluşuyor. Üzerinde çalıştığım yeni insan serisinin biçimsel özelliği ve günümüz insanının bu çabası bir dualite ilişkisi içinde değerlendirilebilir. Bu dualitenin sebebi acaba gerçekte ‘’Homodeus’a giden bu yaşam formunun ölümsüzlüğe gitmeye ihtiyacı var mı?’’ sorusunu akla getiriyor. Bu yolda giderken insanın yakıp yıktığı evrene bıraktığı enkaz, tıpkı bir boksörün girdiği yıkıcı mücadele sonucu koca bir dayak yemişlik hali değil midir?’’ diyen genç sanatçı, yaşamak için sıradan ama değerli şeylere bağlanmak gerektiğini savunuyor.

Sanat tarihinden esinlendiği isimler arasında Auguste Rodin ve Constantin Brancusi’yi gösteren Yasin Uysallar, ürettiği dinamik ve ilgi çekici heykelleriyle takipte kalınması gereken genç sanatçılardan.